053- NECM SÛRESİ


Euzü Billahi mineş şeytanir racim

BismillahirRahmânirRahiym

1-) Ven necmi izâ heva;
Necm`e (bölüm bölüm açığa çıkararak tüm hakikati anlatana) yemin olsun ki,

2-) Ma dalle sahıbuküm ve ma ğavâ;
Arkadaşınız ne saptı ne de azdı!

3-) Ve ma yentıku anil heva;
(O), hevâsından (hayalî şeyleri) konuşmaz!

4-) İn huve illâ vahyun yuha;
O yalnızca vahyolunan bir vahiydir!

5-) `Allemehu şediydulkuva;
O`na kuvveleri şiddetli olan talim etti!

6-) Zû mirretin, festeva;
O (kuvve) kendini fark ettirdi, böylece de istiva etti (böylece de vahye açık hâle geldi)!

7-) Ve huve Bil ufukıl a`lâ;
O, Ufuk-u Âlâ (tüm dışsallığı kaplamış - âfakta) olduğu hâlde!

8-) Sümme dena fetedella;
Sonra yaklaştı, tedelli etti (âfaktan enfüse dönüştü müşahedesi).

9-) Fekâne kabe kavseyni ev edna;
İki yayın birleşimi (kab-ı kavseyn) veya Edna (daha da yakın) oldu!

10-) Feevha ila `abdiHİ ma evha;
Böylece kuluna vahyettiğini vahyetti.

11-) Ma kezebel fuadu ma rea;
FUAD (Kalbindeki nöronların beyinde açtığı gerçeklikle bütünleşti dıştan gelen bilgi) yalanlamadı (inkâr etmedi) gördüğünü!

12-) Efe tumarunehu alâ ma yera;
Gördüğü hakkında O`nunla tartışıyor musunuz?

13-) Ve lekad reahu nezleten uhra;
Andolsun ki Onu bir daha gördü (hakikatin bilincine inişiyle fark edilmesinde).

14-) `Inde SidretilMünteha;
Sidret-ül Münteha (şuur olarak sonsuz yaşam hissedişi) indînde.

15-) `Indeha Cennetül Me`va;
Cennet-ül Me`va da Onun (Sidret-ül Münteha`nın) indînde yaşanır!

16-) İz yağşes sidrete ma yağşâ;
O an ki, Sidre`yi (varlığını) bürüyen (hakikat nûru) bürüyordu (beden hissi kaybolmuş bir hâlde)!

17-) Ma zâğal basaru ve ma tağâ;
Görüşü ne kaydı (gayrı kavramına); ne de haddi aştı (hakikati müşahededen dolayı tanrılık davasına düşüp, Firavunlaştı)!

18-) Lekad rea min âyâti Rabbihil kübra;
Andolsun ki, Rabbinin (Hakikatini var kılan Esmâ özelliklerinin) işaretlerinden en büyüğünü gördü!

19-) Efe raeytümüllate vel `uzza;
Gördünüz mü Lat`ı, Uzza`yı?

20-) Ve menates salisetel uhra;
Diğer üçüncüleri Menat`ı (böyle bir mi`râc yaşatabilirler mi)?

21-) Elekümüzzekeru ve lehül ünsâ;
Erkek sizin, dişi O`nun mu?

22-) Tilke izen kısmetun dıyza;
Öyle ise bu insafsız paylaşmadır!

23-) İn hiye illâ esmaun semmeytumuha entum ve abâuküm ma enzelAllâhu Biha min sultan* in yettebiune illazzane ve ma tehvel enfüs* ve lekad caehüm min Rabbihimül hüda;
Onlar ancak sizin ve atalarınızın isimlendirdiği, Allâh`ın hiçbir delil inzâl etmediği (arkası - müsemması olmayan yalnızca) isimlerden ibarettirler! Onlar, ancak zanna ve nefslerin hoşlandığı kuruntulara uyarlar... Andolsun ki kendilerine Rablerinden hakikat ilmi gelmiştir!

24-) Em lil` İnsani ma temenna;
Yoksa insanın her dilediği olacak diye bir kural mı var?

25-) FeLillâhil ahıretu vel ula;
Allâh (Esmâ`sının özelliklerinin açığa çıkması) içindir sonsuz gelecek yaşam da dünya da!

26-) Ve kem min melekin fiys Semavati lâ tuğniy şefa`atuhüm şey`en illâ min ba`di en ye`zenAllâhu li men yeşau ve yerda;
Semâlarda nice melek vardır ki, Allâh`ın dilediği ve razı olduğu için verdiği izin dışında, onların şefaati hiçbir fayda vermez!

27-) İnnelleziyne lâ yu`minune Bil ahıreti leyusemmunel Melaikete tesmiyetel ünsâ;
Muhakkak ki sonsuz geleceklerine iman etmeyenler, melekleri elbette dişi olarak tanımlarlar.

28-) Ve ma lehüm Bihi min `ılm* in yettebiune illezzann* ve innezzanne lâ yuğniy minel Hakkı şey`a;
Oysa bu hususta onların bir ilmi (delilleri) yoktur... Onlar ancak zanna uyuyorlar! Muhakkak ki zan, gerçeği yansıtmaz!

29-) Fea`rıd an men tevella an zikriNA ve lem yurid illel hayâted dünya;
Bizim zikrimize (hatırlattığımız hakikate) sırtını dönen ve dünya hayatının zevklerinden başka bir şey istemeyenden yüz çevir!

30-) Zâlike mebleğuhüm minel `ılm* inne Rabbeke HUve a`lemu Bi men dalle an sebiliHİ ve HUve a`lemu Bi menihteda;
Bilgilerinin onları ulaştıracağı son nokta işte budur (dünya zevkleriyle yaşayıp vefat etmek, başkasını düşünemezler)! Muhakkak ki Rabbin "HÛ" yolundan sapanı daha iyi bilir! "HÛ" daha iyi bilir hakikate ereni!

31-) Ve Lillâhi ma fiys Semavati ve ma fiyl Ardı liyecziyelleziyne esau Bima `amilu ve yecziyelleziyne ahsenu Bil Hüsna;
Semâlarda her ne varsa ve arzda her ne varsa Allâh (Esmâ`sının işaret ettiği özelliklerin açığa çıkması) içindir! (Bu) kötü fiilleri açığa çıkaranlara yaptıklarının sonuçlarını yaşatması, güzel davrananları da en güzeli ile cezalandırması içindir!

32-) Elleziyne yectenibune kebairel` ismi velfevahışe illel lemem* inne Rabbeke Vasi`ul Mağfireti, HUve a`lemu Bi küm iz enşeeküm minel Ardı ve iz entum ecinnetun fiy butuni ümmehatiküm* fela tüzekkû enfüseküm* HUve a`lemu Bi menitteka;
Onlar ki, büyük suçlardan (şirk, iftira, öldürmek vb. gibi) ve fevahişten (zina vb. gibi) uzak dururlar; beşeriyetin sonucu ufak suçlar dışında... Muhakkak ki Rabbinin mağfireti geniştir! O varlığınızı Esmâ`sıyla oluşturan olarak sizi daha iyi bilir; arzdan (bedeniniz) sizi inşa ettiğinde ve analarınızın karınlarında ceninler hâlindeyken! O hâlde nefslerinizi (benliğinizi) temize çıkarmaya çalışmayın! O, korunanın kim olduğunu (Esmâ`sıyla yaratanı olarak) bilendir!

33-) Eferaeytelleziy tevella;
Yüz çevirip geri döneni gördün mü?

34-) Ve a`ta kaliylen ve ekda;
Az (bir şey) verip, (sonra vermeyi - infakı kesip) sımsıkı tutanı!

35-) E`ındehu ılmul ğaybi fehuve yera;
Gaybın ilmi onun indînde de, o mu görüyor?

36-) Em lem yünebbe` Bima fiy suhufi Musa;
Yoksa Musa`nın sayfalarında olanlar (bilgiler - hükümler) haber verilmedi mi?

37-) Ve İbrahiymelleziy veffa;
O çok vefalı İbrahim (-in sayfalarında olanlar)?

38-) Ella teziru vaziretün vizre uhra;
Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez!

39-) Ve en leyse lil İnsani illâ ma se`a;
İnsan için yalnızca çalışmalarının (kendisinden açığa çıkanların) sonucu oluşacaktır!

40-) Ve enne sa`yehu sevfe yura;
Onun çalışmasının sonucu da yakında görülecektir!

41-) Sümme yüczahul cezael evfa;
Sonra ona tastamam (yaptıklarının) sonuçları yaşatılacaktır!

42-) Ve enne ila Rabbikel münteha;
Muhakkak ki gidişin sonu rabbinedir!

43-) Ve ennehu HUve adhake ve ebkâ;
Muhakkak ki "HÛ"dur, güldüren de ağlatan da!

44-) Ve ennehu HUve emate ve ahyâ;
Muhakkak ki "HÛ"dur, ölümü tattıran da (ilimle) dirilten (bâ`s eden) de!

45-) Ve ennehu halekaz zevceyniz zekere vel ünsâ;
Muhakkak ki "HÛ", iki cinsi erkek ve dişi yaratan...

46-) Min nutfetin izâ tümna;
Sperm olarak atıldığında (Rahime)!

47-) Ve enne aleyhin neş`etel uhra;
Muhakkak ki neş`e-i uhrâ (ikinci yaşam) O`nadır!

48-) Ve ennehu HUve ağnâ ve aknâ;
Muhakkak ki "HÛ"dur, ganî eden de fakir kılan da.

49-) Ve ennehu HUve Rabbuş şı`ra;
Muhakkak ki "HÛ"dur, Rabbüş Şi`ra (Sirius yıldızının Rabbi)!

50-) Ve enneHU ehleke `Adenil ula;
Muhakkak ki "HÛ"dur, önceki Ad`ı helâk eden.

51-) Ve Semude fema ebka;
Semud`u da... (Öyle ki) geriye (onlardan kimse) bırakmadı!

52-) Ve kavme Nuhın min kabl* innehüm kânu hüm azleme ve etğa;
Daha önce de Nuh kavmini... Muhakkak ki onlar, evet onlar daha zâlim ve nefsanî yaşamda daha beterdiler.

53-) Vel mü`tefikete ehva;
Mü`tefikat`ı (helâk olmuş şehirleri; Sodom ve Gomore`yi) yerin dibine batırdı!

54-) Feğaşşâha ma ğaşşâ;
Böylece bürüdü onları, bürüdükleriyle (suçlarının karşılığı olarak)!

55-) Fe Bi eyyi alai Rabbike tetemara;
Şimdi Rabbinin nimetlerinin hangisinden kuşku duyarsın!

56-) Hazâ neziyrun minen nüzüril ula;
İşte bu da önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır!

57-) Ezifetil azifetü;
O yaklaşan (ölüm) yaklaştı!

58-) Leyse leha min dûnillâhi kaşifetün;
Onu Allâh dûnunda (ölüm sıkıntısını) açacak biri yoktur.

59-) Efemin hazel hadiysi ta`cebun;
Şimdi siz bu olayı (ölümle başlayan ölümsüz hayatı) acayip mi buluyorsunuz?

60-) Ve tadhakûne ve lâ tebkûn;
Gülüyorsunuz, ağlamıyorsunuz!

61-) Ve entum samidun;
Siz keyfinize bakıp oyalanıyorsunuz!

62-) Fescudu Lillâhi va`budu;
Secde edin (Esmâ`sıyla hakikatınız olan) Allâh`a (indîndeki "yok"luğunuzu fark edin) ve kulluğunuza devam edin. (62. âyet secde âyetidir.)