019- MERYEM SÛRESİ


Euzü Billahi mineş şeytanir racim

BismillahirRahmanirRahıym


1-) Kâââf, Hâ, Yâ, Ayyynnn, Saaad;
Kâf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

2-) Zikru rahmeti Rabbike abdeHU Zekeriyya;
Rabbinin, kulu Zekeriyya`ya rahmetini hatırla (zikret).

3-) İz nada Rabbehu nidaen hafiyya;
Hani O, Rabbine derûnundan yönelmişti.

4-) Kale Rabbi inniy vehenel azmü minniy veştealerre`sü şeyben ve lem ekün Bi duaike Rabbi şakıyya;
"Rabbim... Gerçek ki, kemiklerim gevşedi, saçlarım ağarıp bembeyaz oldu! Rabbim, sana dua edip de hiç hüsrana uğramadım... "

5-) Ve inniy hıftül mevaliye min veraiy ve kânetimraetiy `akıren feheb liy min ledünKE Veliyya;
"Muhakkak ki ben, arkamda kalacakların neler yapacağından korkarım. Karım ise zaten kısır! O hâlde ledünnünden bana bir veli hibe et."

6-) Yerisüniy ve yerisü min ali Ya`kub* vec`alhü Rabbi radıyya;
"Ki bana da vâris olsun, Âl-i Yakup`a da vâris olsun... Rabbim onu rızanla yaşattıklarından eyle."

7-) Ya Zekeriyya inna nübeşşiruke Bi ğulaminismuhu Yahyâ lem nec`al lehu min kablü semiyya;
"Ey Zekeriya... Seni, kendisinin ismi Yahya olan bir erkek çocukla müjdeliyoruz... Daha önce Ona bir adaş da yapmadık (hiç kimseyi Yahya ismi ile isimlendirmedik)."

8-) Kale rabbi enna yekûnü liy ğulamun ve kânetimraetiy `akıren ve kad belağtü minel kiberi ıtiyya;
(Zekeriyya) dedi ki: "Rabbim, karım kısır ve ben de ihtiyarlıkta sınıra ulaşmış olduğum hâlde, benim nasıl bir oğlum olur?"

9-) Kale kezâlik* kale Rabbüke huve aleyYE heyyinün ve kad halaktüke min kablü ve lem tekü şey`a;
"Orası öyledir" dedi (Rabbi)... (Ancak) Rabbin dedi ki: "O bana kolaydır... Sen (anılır herhangi) bir şey değilken, daha önce seni halketmiştim."

10-) Kale Rabbic`al liy ayeten, kale ayetüke ella tükellimen Nase selâse leyalin seviyya;
(Zekeriyya) dedi ki: "Rabbim! Bana bir alâmet ver... " Dedi ki: "Senin işaretin, sorunun olmadığı hâlde, insanlarla üç gece süresince konuşmamandır."

11-) Feharece alâ kavmihi minel mihrabi feevha ileyhim en sebbihu bükreten ve aşiyya;
(Zekeriyya) mabetten halkının yanına çıktı ve onlara: "Sabah - akşam tespih edin" diye işaret etti.

12-) Ya Yahyâ huzil Kitabe Bi kuvvetin, ve ateynahul hükme sabiyya;
"Ey Yahya! Hakikat Bilgisine sımsıkı sarıl!" (Yahya`ya) olayların oluş nedenlerini, sistemi OKUma özelliğini verdiğimizde, daha çocuktu!

13-) Ve hanânen min ledünNA ve zekâten, ve kâne tekıyya;
Ve ledünnümüzden bir ruhani hayat ve bir sâfiye (zekât) verdik... Korunma konusunda çok hassastı!

14-) Ve berran Bi valideyhi ve lem yekün cebbaren asıyya;
Ana-babasına iyi davranırdı, zorba ve âsi değildi.

15-) Ve Selâmun aleyhi yevme vulide ve yevme yemutu ve yevme yüb`asü hayyâ;
Dünyaya geldiği, ölümü tattığı ve ölümsüz olarak bâ`s olduğunda, Selâm üzerindeydi. (Bâ`sın vefatın hemen sonrasında olduğuna işaret).

16-) Vezkür fiyl Kitâbi Meryem* izintebezet min ehliha mekanen şarkıyya;
Gelen bilgiler içinde Meryem`i de hatırlat (zikret)... Hani o ailesinden (uzakta, mabedin) doğu tarafında bir yere çekilmişti.

17-) Fettehazet min dunihim hıcaben fe erselna ileyha ruhanâ fetemessele leha beşeran seviyya;
Onlardan kendini tecrid etti... Ona ruhumuzu (ilmi suret - dalga - data yapı) irsâl ettik de, Ona tam bir beşer olarak göründü.

18-) Kalet inniy euzü Bir Rahmâni minke in künte tekıyya;
(Meryem) dedi ki: "Rahmânıma sığınırım senden; eğer çok korunansan (bana yaklaşma)!"

19-) Kale innema ene Rasûlü Rabbiki, li ehebe leki ğulamen zekiyya;
(Ruh) dedi ki: "Ben Rabbinin Rasûlüyüm! Sana sâfiye bir oğul hibe etmek için açığa çıktım."

20-) Kalet enna yekûnü liy ğulamün ve lem yemsesniy beşerun ve lem ekü bağıyya;
(Meryem) dedi ki: "Bana bir beşer dokunmadığı ve ben de iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl bir oğlum olur?"

21-) Kale kezâlik* kale Rabbüki huve aleyye heyyin* ve linec`alehu ayeten linNasi ve rahmeten minna* ve kâne emren makdıyya;
"Orası öyle! (Ancak) Rabbin dedi ki: "O, bana kolaydır! Onu insanlar için bir mucize ve bizden bir rahmet olarak açığa çıkaracağız. Bu hükmedilmiş (olup bitmiş) bir iştir!"

22-) Fehamelethü fentebezet Bihi mekanen kasıyya;
(Meryem) Ona (İsa`ya) hamile kaldı. Onunla uzak bir bölgeye çekildi.

23-) Feecaehel mehadu ila ciz`ın nahleti, kalet ya leyteniy mittü kable hazâ ve küntü nesyen mensiyya;
Doğum sancısı ile bir hurma dalına yapışırken; "Keşke bundan önce ölseydim ve büsbütün unutulup gitseydim" dedi.

24-) Fenadaha min tahtiha ella tahzeniy kad ce`ale Rabbüki tahteki seriyya;
Onun altından bir ses: "Mahzun olma, Rabbin senin alt tarafında bir dere oluşturdu" diye nida etti.

25-) Ve hüzziy ileyki Bi ciz`ın nahleti tüsakıt aleyki rutaben ceniyya;
"O hurma ağacının dalını kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma düşecektir."

26-) Feküliy veşrabiy ve karriy `ayna* feimma tereyinne minel beşeri ehaden fekuliy inniy nezertü lirRahmâni savmen felen ükellimel yevme insiyya;
"Artık ye, iç, gözün aydın olsun! Eğer beşerden birini görürsen; `Ben Rahmân için bir oruç adadım; artık bugün kimseyle konuşmayacağım` de!"

27-) Feetet Bihi kavmeha tahmilüh* kalu ya Meryemü lekad ci`ti şey`en feriyya;
(Meryem) çocuğu kucağında, ailesinin yanına döndü... Dediler ki: "Ey Meryem! Andolsun sen korkunç bir iş yapmışsın!"

28-) Ya uhte Harune ma kâne ebukimrae sev`in ve ma kânet ümmüki beğıyya;
"Ey Harun`un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kişi değildi... Senin anan da iffetsiz bir kadın değildi."

29-) Feeşaret ileyh* kalu keyfe nükellimü men kâne fiyl mehdi sabiyya;
Meryem oruçlu olduğundan konuşmayıp, çocuğu işaret etti (ona sorun gibisinden)... "Kundaktaki bebekle ne konuşabiliriz ki!" dediler.

30-) Kale inniy Abdullah* ataniyel Kitabe ve ce`aleniy Nebiya;
(Bebek İsa) konuştu: "Kesinlikle Ben Allâh kuluyum; bana Bilgi (Kitap) verdi ve beni Nebi olarak meydana getirdi."

31-) Ve ce`aleniy mübareken eyne ma küntü, ve evsaniy Bis Salâti vez Zekâti ma dümtü hayyâ;
"Nerede olursam olayım beni bereketli kıldı... Salâtı (sürekli Rabbime yönelik yaşamayı) ve sâfiyeyi hükmetti, Hayy olduğum sürece!"

32-) Ve berran Bi validetiy* ve lem yec`alniy cebbaren şakıyya;
"Anneme hayırlı kıldı; zorba mahrum kılmadı!"

33-) VesSelâmy aleyye yevme vülidtü ve yevme emutü ve yevme üb`asü hayyâ;
"Dünyaya geldiğimde, ölümü tattığımda ve ölümsüz olarak bâ`s olduğumda, Es Selâm üzerimdedir."

34-) Zâlike `Iysebnü Meryem* kavlel hakkılleziy fiyhi yemterun;
İşte İsa, Meryemoğlu... Hakkında şüpheye düştükleri gerçek!

35-) Ma kâne Lillâhi en yettehıze min veledin subhaneHU, izâ kada emren feinnema yekulü lehu kün feyekûn;
Çocuk edinmesi (kendinden gayrı mevcut olmayan El EHAD-üs Samed) Allâh için olacak şey değildir; O, Subhan`dır! Bir işin olmasını hükmederse onun için yalnızca "Ol" der; o olur.

36-) Ve innAllâhe Rabbiy ve Rabbüküm fa`buduHU, hazâ sıratun müstekıym;
Kesinlikle Allâh`tır benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz! O`na kulluk etmekte olduğunuzu fark edin... Bu sırat-ı müstakimdir.

37-) Fahtelefel ahzabü min beynihim* feveylün lilleziyne keferu min meşhedi yevmin azıym;
Çeşitli anlayıştakiler (Ulûhiyetin TEK`liğinden perdeliler) aralarında ayrılığa düştüler (Allâh`a iftira attılar)... Yaşanacak azametli sürecin dehşetinde yazık olacak o hakikat bilgisini inkâr edenlere!

38-) Esmı` Bihim ve ebsır, yevme ye`tuneNA lakiniz zâlimun elyevme fiy dalalin mubiyn;
(Hakikati) işitecekler, görecekler bize gelecekleri süreçte! Ne var ki bugün, o zâlimler apaçık bir sapkınlık içindedirler.

39-) Ve enzirhüm yevmel hasreti iz kudıyel emr* ve hüm fiy ğafletin ve hüm lâ yu`minun;
Onları, olayın sonucunun yaşanacağı, hasret süreci hakkında uyar! Onlar kozaları içinde ve iman etmemiş bir hâldeyken (iş bitirilecek).

40-) İnna nahnu nerisül`Arda ve men aleyha ve ileyna yürce`un;
Ne arz kalır ne de üstünde herhangi bir şey! Hepsi bize (hakikatlerine) döndürülürler.

41-) Vezkür fiylKitâbi İbrahiym* innehu kâne sıddiykan Nebiyya;
Gelen BİLGİ içinde İbrahim`i de hatırla (zikret)! Muhakkak ki O Sıddık`tı, Nebi idi.

42-) İz kale liebiyhi ya ebeti lime ta`budu ma lâ yesme`u ve lâ yubsıru ve lâ yuğniy anke şey`a;
(İbrahim) babasına demişti ki: "Ey babacığım... İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeye niçin tapınıyorsun?"

43-) Ya ebeti inniy kad caeniy minel ılmi ma lem ye`tike fettebı`niy ehdike sıratan seviyya;
"Ey babacığım... Kesinlikle sende olmayan ilim, bende açığa çıktı! Bu nedenle bana tâbi ol, seni düzgün yola yönlendireyim."

44-) Ya ebeti lâ ta`budişşeytan* inneşşeytane kâne lirRahmâni `asıyya;
"Ey babacığım... Şeytana kulluk yapma! Muhakkak ki şeytan Rahmân`a âsi oldu."

45-) Ya ebeti inniy ehafü en yemesseke azâbün miner Rahmâni fetekûne lişşeytani veliyya;
"Ey babacığım... Ben, sana Rahmân`dan bir azap dokunmasından, böylece (gelecek yaşamda da) şeytanın dostu (bedensellik sınırları içinde kalmış) olmandan korkarım."

46-) Kale erağıbün ente an alihetiy ya İbrahiym* lein lem tentehi le ercümenneke vehcürniy meliyya;
(Babası) dedi ki: "Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun, İbrahim? Yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen, seni mutlaka taşlatarak öldürürüm... Uzun müddet benden uzak kal!"

47-) Kale Selâmun aleyke, se estağfiru leke Rabbiy* inneHU kâne Biy hafiyya;
(İbrahim) dedi ki: "Selâm üzerinde olsun. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Muhakkak ki O, bana çok ikramda bulunandır" dedi.

48-) Ve a`tezilüküm ve ma ted`une min dûnillâhi ve ed`u Rabbiy `asa ella ekûne Bi du`âi Rabbiy şakıyya;
"Sizden de, sizin Allâh dûnundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum. Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım."

49-) Felemma`tezelehüm ve ma ya`budune min dûnillâhi vehebna lehu İshaka ve Ya`kub* ve küllen ce`alna Nebiyya;
(İbrahim) onlardan ve onların Allâh dûnundaki yöneldiklerinden uzaklaşınca, Ona İshak`ı ve Yakup`u hibe ettik... Hepsini Nebi oluşturduk!

50-) Ve vehebna lehüm min rahmetiNA ve ce`alna lehüm lisane sıdkın `aliyya;
Onlara rahmetimizden hibe ettik ve onlarda Sıddıkiyet (Hakikati yaşayarak tasdik) ilminin yüce anlatım kuvvesini oluşturduk.

51-) Vezkür fiylKitâbi Musa* innehu kâne muhlesan ve kâne Rasûlen Nebiyya;
Gelen BİLGİ içinde Musa`yı da hatırlat (zikret)... Muhakkak ki O muhlas (Allâh`a kulluğunun farkındalığında olan, seçilmiş) idi; Rasûldü, Nebiydi.

52-) Ve nadeynahu min canibitTuril`Eymeni ve karrebnahu neciyya;
Ona Tur`un sağ tarafından (benliğinin sağ yanı, hakikatinden) nida ettik ve Onu neciy olarak (hakikatinin seslenişini duyacağı makama) kurb makamına erdirdik.

53-) Ve vehebna lehu min rahmetiNA ehahu Harune Nebiyya;
Rahmetimizden, Ona kardeşi Harun`u Nebi olarak hibe ettik.

54-) Vezkür fiylKitâbi İsma`ıyl* innehu kâne sadikalva`di ve kâne Rasûlen Nebiyya;
Gelen BİLGİ içinde İsmail`i de hatırla (zikret)... Muhakkak ki O sadık-ul va`d (Allâh`a kulluğundan gâfil olmayacağı vaadine sadık) ve Rasûl idi, Nebi idi.

55-) Ve kâne ye`muru ehlehu Bis Salâti vez Zekâti, ve kâne `ınde Rabbihi mardıyya;
Ailesine salâtı yaşamayı ve sâfiyeti emrederdi. Rabbinin indînde mardiye (şuurunda -tecelli-i sıfat) idi.

56-) Vezkür fiyl Kitâbi İdriys* innehu kâne sıddiykan Nebiyya;
Gelen BİLGİ içinde İdris`i de hatırlat (zikret)... Hakikaten O Sıddık idi, Nebi idi.

57-) Ve refa`nahu mekânen `aliyya;
Biz Onu yücelik makamına yükselttik!

58-) Ülaikelleziyne en`amAllâhu aleyhim minen Nebiyyiyne min zürriyyeti Ademe ve mimmen hamelna me`a Nuh* ve min zürriyyeti İbrahiyme ve İsraiyle ve mimmen hedeyna vectebeyna* izâ tütla aleyhim ayaturRahmâni harru sücceden ve bükiyya;
İşte bunlar, Allâh`ın kendilerine in`amda bulunduğu Nebilerden, Âdem`in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail`in (Yakup) zürriyetinden hakikate erdirdiğimiz ve (ezelden) seçtiğimiz kimselerdir. Onlara Rahmân`ın varlığının delilleri okunduğu zaman (yakînî müşahede ile) secde ederler ve ağlarlar. (58. âyet secde âyetidir.)

59-) Fehalefe min ba`dihim halfün eda`usSalâte vettebeuşşehevati fesevfe yelkavne ğayyâ;
Onların ardından bir nesil geldi ki, salâtı (hakikatlerine yönelişi) yitirdiler ve şehvetlere (kendilerini beden kabulünün dürtülerine ve boş heveslerine) tâbi oldular... Gayyayı (içinden çıkılamaz cehennem çukurunu) boylayacaklar!

60-) İlla men tabe ve amene ve amile salihan feülaike yedhulunel cennete ve lâ yuzlemune şey`a;
Tövbe eden, iman eden ve imanın gereğini uygulayanlar müstesna... İşte onlar cennete dâhil olurlar ve hiçbir şekilde haksızlığa maruz kalmazlar.

61-) Cennati adninilletiy veaderRahmânu ıbadeHU Bil ğayb* innehu kâne va`duHU me`tiyya;
Rahmân`ın kullarına gayblarından vadettiği, ADN (tecelli-i sıfat) cennetleridir... Muhakkak ki O`nun bildirdiği yerine gelmiştir.

62-) Lâ yesme`une fiyha lağven illâ Selâma* ve lehüm rizkuhüm fiyha bükreten ve `aşiyya;
Orada lağv (dedikodu) değil sadece "Selâm" (Selâm isminin mânâsı açığa çıkar ve böylece kendi hakikatlerinden açığa çıkan kuvveleri konuşurlar) işitirler... Orada kendilerinin sabah -akşam, yaşam gıdalarıyla beslenmeleri söz konusudur.

63-) Tilkel cennetülletiy nurisü min ıbadiNA men kâne tekıyya;
İşte kullarımızdan çok korunanları (yalnızca fiillerde değil, düşünsel anlamda korunanları) mirasçı yapacağımız cennet budur!

64-) Ve ma netenezzelü illâ Biemri Rabbik* leHU ma beyne eydiyna ve ma halfena ve ma beyne zâlik* ve ma kâne Rabbüke nesiyya;
Biz sadece Rabbinin hükmüyle tenezzül ederiz (boyutsal geçiş)! Bilgimiz dâhilinde olan ve olmayan ve bunların ötesindeki her şey O`na aittir! Rabbin için unutma kavramı geçersizdir!

65-) Rabbüs Semavati vel Ardı ve ma beynehüma fa`budhu vastâbir li `ıbadetihi, hel ta`lemu leHU semiyya;
Semâların, arzın ve ikisi arasında olanların Rabbidir... O hâlde O`na kulluğunu fark et ve O`nun ibadetine sebat et... O gibisini duyup bildin mi hiç?

66-) Ve yekulül İnsanu eizâ ma mittü lesevfe uhrecü hayyâ;
İnsan der ki: "Ben öldükten sonra ölümsüz olarak mı çıkarılacağım?"

67-) Evela yezkürul`İnsanu enna haleknahu min kablü ve lem yekü şey`a;
O insan, daha önce o yok iken onu yarattığımızı hatırlamaz mı?

68-) FeveRabbike lenahşurennehüm veş şeyatıyne sümme lenuhdırennehüm havle cehenneme cisiyya;
Rabbine yemin olsun ki, onları şeytanlarla beraber haşredeceğiz... Sonra onları elbette Cehennem`in etrafında dizüstü çökmüş hâlde bulundururuz.

69-) Sümme lenenzianne min külli şiy`atin eyyühüm eşeddü alerRahmâni ıtiyya;
Sonra da her gruptan, onların azgınlık ve isyan itibarıyla Rahmân`a inkârda en katı olanlarını çekip çıkarırız (ateş için).

70-) Sümme lenahnu a`lemu Billeziynehüm evla Biha sıliyya;
Zira ateşte yanmayı kimler hak etmiştir biz iyi biliriz.

71-) Ve in minküm illâ varidüha* kâne alâ Rabbike hatmen makdıyya;
Sizden Cehennem`e uğramayacak hiç kimse yoktur! Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.

72-) Sümme nüneccil leziynettekav ve nezeruz zâlimiyne fiyha cisiyya;
Sonra korunanları (korunmanın getirisi, nûrânî kuvve sahiplerini) kurtarırız; nefsine zulmedenleri de dizüstü orada bırakırız.

73-) Ve izâ tütla aleyhim ayatuna beyyinatin kalelleziyne keferu lilleziyne amenû eyyül feriykayni hayrun makamen ve ahsenü nediyya;
Onlara delillerimiz açık açık okunup bildirildiğinde, hakikat bilgisini inkâr edenler, iman edenlere: "İki fırkanın hangisi makam itibarıyla daha hayırlı ve meclisi daha iyidir?" dedi.

74-) Ve kem ehlekna kablehüm min karnin hüm ahsenü esâsen ve ri`ya;
Onlardan önce, nice nesilleri helâk ettik ki, onlar zenginlik ve görünüş itibarıyla daha iyiydiler.

75-) Kul men kâne fiyd dalaleti felyemdüd lehür Rahmânu medda;
hatta izâ raev ma yû`adune immel azâbe ve immes saate, feseya`lemune men huve şerrun mekânen ve ad`afü cünda; De ki: "Kim dalâlette ise, Rahmân ona mühletini uzatsın! Nihayet kendilerine vadolunanı -azabı veya o saati (ölümü veya kıyametin kopuşunu)- görecekleri zaman, kim daha şerrli ve ordusu itibarıyla kim daha zayıf, anlayacaklar!"

76-) Ve yeziydullâhulleziynehtedev hüda* vel bakıyatus salihatu hayrun `ınde Rabbike sevaben ve hayrun meradda;
Allâh doğru yolda olanların hakikat bilgisini arttırır! İmanın gereği fiillerin getirileri Rabbinin indînde hem sevap olarak hem de sonucu itibarıyla, daha hayırlıdır.

77-) Eferaeytelleziy kefera Bi âyâtiNA ve kale leuteyenne malen ve veleda;
O işaretlerimizi inkâr eden ve: "Kesinlikle bana mal ve çocuk verilir" diyen kimseyi gördün mü?

78-) Ettaleal ğaybe emittehaze `ınder Rahmâni ahda;
Gayba ait bilgisi mi oldu yoksa Rahmân`ın indînde bir söz mü edindi?

79-) Kella* senektübü ma yekulu ve nemüddü lehu minel azâbi medda;
Hayır! Biz onun söylediğini kaydedeceğiz ve onun için azabını, uzattıkça uzatacağız.

80-) Ve nerisühu ma yekulu ve ye`tiyNA ferda;
Dediklerini yitirir de, biz onun vârisi oluruz... Ve o, bize tek başına gelir.

81-) Vettehazu min dûnillâhi aliheten liyekûnu lehüm `ızza;
Kendilerine üstünlük edinsinler diye Allâh dûnunda tanrılar edindiler.

82-) Kella* seyekfürune Bi ıbadetihim ve yekûnune aleyhim dıdda;
Hayır! (O tanrıları) onların tapınmalarını inkâr edecek ve onların karşıtı olacaklar!

83-) Elem tera enna erselneş şeyatıyne alel kafiriyne teüzzühüm ezza;
Görmedin mi biz şeytanları, hakikat bilgisini inkâr edenler üzerine irsâl ettik de onları (vehimlerini tahrik ederek) oynatıp duruyorlar.

84-) Fela ta`cel aleyhim* innema neuddü lehüm `adda;
Onlar için acele etme... Biz onlar için gün sayarız.

85-) Yevme nahşurul müttekıyne ilerRahmâni vefda;
Korunmuş olanları, ikrama nail olmuşlar olarak Rahmân`a haşrettiğimiz süreçte!

86-) Ve nesukul mücrimiyne ila cehenneme virda;
Suçluları da suya hasret olarak Cehennem`e sevk ettiğimizde!

87-) Lâ yemlikûneşşefaate illâ menittehaze `ınder Rahmâni ahda;
Rahmân`ın indînde ahd edinmiş (hakikati olan bir kısım Esmâ kuvveleri kendinden açığa çıkmış) olandan başkası, şefaat edemeyecek!

88-) Ve kalüttehazerRahmânu veleda;
"Rahmân çocuk edindi" dediler!

89-) Lekad ci`tüm şey`en idda;
Andolsun ki pek çirkin bir şey yaptınız.

90-) Tekadüs Semavatu yetefettarne minhu ve tenşakkul Ardu ve tahırrulcibalü hedda;
Bu yüzden neredeyse semâlar çatlayacak, arz yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecek!

91-) En deav lirRahmâni veleda;
Rahmân`a çocuk nispet etmelerinden ötürü!

92-) Ve ma yenbeğıy lirRahmâni en yettehıze veleda;
Rahmân`a çocuk edinmek gibi bir kavram yakışmaz.

93-) İn küllü men fiysSemavati vel Ardı illâ atir Rahmâni `abda;
Semâlar ve arzda kim var ise Rahmân`a kulluk eder!

94-) Lekad ahsahüm ve addehüm `adda;
Andolsun ki (Rahmân) onları çok yönlü tüm detaylarıyla bilir!

95-) Ve küllühüm atiyhi yevmel kıyameti ferda;
Onların hepsi, kıyamet sürecinde O`na TEK olarak gelir.

96-) İnnelleziyne amenû ve amilus salihati seyec`alü lehümür Rahmânu vüdda;
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, Rahmân onlar için bir sevgi oluşturacaktır.

97-) Feinnema yessernahu Bi lisanike litübeşşira Bihil müttekıyne ve tünzira Bihi kavmen lüdda;
Biz O`nu, O`nunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir topluluğu da O`nunla uyarasın diye, senin anlatımınla kolaylaştırdık.

98-) Ve kem ehlekna kablehüm min karn* hel tuhıssü minhüm min ehadin ev tesmeu lehüm rikza;
Onlardan önce de nice nesilleri helâk ettik... Onlardan herhangi birini hissediyor yahut onların fısıltılarını işitiyor musun?